“Tahrik olmamayı öğrenin!” hakkında

Ülkemizde son yıllarda maalesef sık duyulan, son günlerde ise maalesef daha da sık duyulan bu sözün pek mantıklı olduğunu düşünmüyorum.

Abdullah Çakıroğlu’nun, Kurban Bayramı’nda kendisiyle aynı otobüste yolculuk eden ve böyle kutsal bir günde şort giyme gafletine düşen Ayşegül Terzi’yi “manevi duygularının coşması” ile tekmelemesinden sonra, “tahrik olmamayı öğrenin” ve türevleri sosyal medyada biraz daha sık karşımıza çıkar oldu. İlginç bir şekilde zeki ve aklı başında insanların da paylaştığı bu söz bazı kulaklara ilk başta gerekli geliyor olabilir fakat aslında kendisi hem pek elle tutulur bir yanı olmayan, hem de yanlış noktayı hedefleyen bir emir.

Bunu biraz açalım.

Google’a “tahrik olmamayı öğrenin” yazdığınızda karşınıza “Did you mean: tahrik olmamayı öğretin” -soru işareti kullanmamışlar- sorusu çıkıyor.(Ben, içimden “No, I did not mean tahrik olmamayı öğretin” diye geçirdiysem de her tahrik olduğumda bana yardımcı olan Google’ı terslemek istemedim ve bu öneriye tıkladım.) Ona tıkladığınızda karşınıza çıkan sonuçlarda ise şu ve benzeri problemli ifadelerden bolca görebiliyorsunuz:

“Kızınıza ne giyeceğini değil, oğlunuza şorttan tahrik olmamayı öğretin.”

Bence ne kızınıza ne giyeceğini, ne de oğlunuza şorttan tahrik olmamayı öğretin.(Gerçi kızınız kötü giyiniyorsa ona birazcık da olsa moda zevki aşılayabilirsiniz diye düşünüyorum.)

“Tahrik olmamayı öğrenin” yaklaşımını sorunlu buluyorum. Bir şeylerden tahrik olup olmamak herkes için kolaylıkla öğrenilebilir/değiştirilebilir bir şey mi emin değilim. Fakat şort, etek ya da pantolon giymiş bir kadından tahrik olmanın son derece doğal ve sağlıklı bir tepki olduğundan eminim. Bir insanın sadece sevişme öncesinde fiziksel olarak uyarıldığında tahrik olmasının kabul edilebilir olduğunu düşünenlere de hatırlatmak isterim ki belli bir koku, anı ya da müzikten tahrik olmak da gayet normal. Dolayısıyla eğer “mini etekten bile tahrik mi oluyorsun?” gibi sorular ciddiye alınacaksa da bunları “Tam olarak neylerden tahrik olmak normaldir?” “Şortun ya da eteğin kaç cm olması gerek?”, “Buna kim, ne zaman karar verdi?” ,“Buna dair güvenilir bilimsel kanıtlar nelerdir?” ,”Fantezi iç çamaşırlarıyla sokağa çıkan bir kadının tahrik edici bir görüntü ortaya koyduğu konusunda herkes hemfikirse, tahrik olanlar dilediğini yapmakta serbest midirler?” gibi soruların izlemesi gerekiyor. Bu arada da odaklanılması gereken asıl nokta gözden kaçıyor:

Tahrik olmak size başkalarının hayatına müdahale etme ya da hukukun üstüne çıkma hakkını vermez. O yüzden insanların kontrol etmeyi öğrenmeleri gereken şeyler vücutlarının belli başlı imge, ses ya da kokulara verdiği tepkilerden ziyade düşünceleri, sözleri ve davranışlarıdır. Başka bir deyişle insanların oğullarına -ya da kızlarına- şorttan tahrik olmamayı öğretmek yerine, medeni bir toplumda yaşayan aklı başında ve medeni insanların, her duygu ve dürtüyü vahşi hayvanların yaptığı şekilde takip etmektense başkalarının fikirlerine ve yaşamlarına saygı duymayı, davranışlarını kontrol etmeyi, yapamıyorlarsa da bu konuda profesyonel destek aramalarını öğretmeleri gerek.

Birisinin hayatta en çok istediği şeyin bir elmas kolye olması anlaşılabilir. Fakat hırsızlık yapması kabul edilemez. Başka birisinin oruç tutmayanların günahkar olduğunu düşünmesi de anlaşılabilir. Fakat Ramazan’da sigara içen birini hastanelik etmesi kabul edilemez. Aynı şekilde birisinin mini etekli bir kadın gördüğünde tahrik olması kabul edilebilir. Fakat ona laf atması, fotoğraf makinesini eteğinin altına sokmaya çalışması ya da herhangi bir şekilde ona dokunması kabul edilebilir şeyler değil.

Bu nedenlerden dolayı bu sözün ve bakış açısının ortadan kalkması, ya da en azından biraz değiştirilmesi gerektiği kanısındayım. Eğer şort giyen kadınlardan tahrik olanlar falan varsa da kendilerinden utanmasınlar. Tahrik olmaya devam edin. Şahsen ben şortlu kadınlardan da, şortsuz kadınlardan da tahrik oluyorum.

Fotoğraf: Flo’s shots 4 me – Arousal (siyah – beyaz yaptım)

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlarınız: