Sevgi sözcükleri

Bu yazının, Jack Nicholson ve Shirley MacLaine’in gözlerimizi farklı sahnelerde farklı şekillerde yaşarttığı 1983 tarihli James L. Brooks filmi hakkında olmasını inanın çok isterdim. Ama söylenmesi gereken önemli şeyler var ve her zaman yaptığım gibi onlara odaklanacağım.

 

İşte soylarının bir an önce tükenmesini dilediğim bazı popüler sevgi sözcükleri, ve gerçek anlamları:

 

“Senin yerin ayrı.”

Bu sözü kime hangi tartışma esnasında söylerseniz söyleyin, ortamın bir nebze de olsa yumuşadığını göreceksiniz:

“Allah belanı versin!”

“Senin de!”

“Bak, senin yerin bende ayrı…”

“Ya ama…”

Eğer bir kişinin yelkenleri suya indirmesi mümkünse, bu söz o etkiyi mutlaka yaratacaktır. Peki senin yerin ayrı demek iyi bir şey olmak zorunda mı? Tabii ki değil. Burada sorulması gereken soru şu: Ayrı olan o “yer” neresi? Loca da bir yerdir, kale arkası da. Babil’in bahçeleri de, Bilecik şehirler arası otobüs terminali de. Birisi sizi ayrı bir yerde tutuyorsa, bu o yerin güzel ya da önemli olduğu manasına gelmek zorunda mı?

 

 “Rüya gibisin.”

Yani tutarsız, önemsiz ve iki gün sonra unutulmaya mahkum. İnsan sevdiğine böyle der mi?

 

“Seni tanımadan önce mutluluğun anlamını bilmezdim.”

Şimdi öğrendim, ve son derece mutsuzum. Birisinin mutluluğun anlamını sizi tanıdıktan sonra öğrenmiş olması, sizinle mutlu olduğu anlamına gelmez. Hatta tam tersi de olabilir. Sizi tanıdıktan sonra, sizi tanımadan önceki hayatının ne kadar mutlu olduğunun farkına varmıştır. Çünkü onun hayatını cehenneme çevirmiş ve ona bir zamanlar ne kadar mutlu olduğunu anlaması için bir fırsat vermişsinizdir.

 

“Senin için dünyayı yakarım.”

Bunu diyen insanların hayatları boyunca kanun kuvvetleriyle çeşitli sorunlar yaşamaya mahkum olduğu gerçeğini şimdilik bir kenara bırakacak olursak, bu abartılı iddianın sık sık kullanılmasındaki asıl amacın aslında çok daha basit işleri yapamamanın getirdiği utancın üstünü kapatmak olduğunu görebiliriz. Sıkıcı arkadaşlarınızla geçireceğiniz birkaç saatte size eşlik edemeyen adam bunu genelde dünyaları yakarak telafi eder. Ya da yağmurlu bir gecede bakkala gidip canınızın çektiği şeyi almak sevgilinizin bir tarafına zor geliyor olabilir. Ama olur da canınız bir iki saat sonra dünyaları yakmasını falan isterse, emin olun bunu gözünü kırpmadan yapar.

 

“Seni kimse benim kadar sevemez.”

Yani bir diğer deyişle sen sevilmeyi hak etmeyen suratsız, illet, çekilmez bir şeysin. Senin gibi birisini kim neden sevebilir ki? Bana kaldın, kıymetimi bil.

Evet seni seviyorum demek belki biraz fazla ucuzladı. Ama ne kadar tekrarlanırsa tekrarlansın, her defasında da bunlardan birini söylemekten çok daha iyidir diye düşünüyorum. Dünyaları yakmayın, birilerini sevin. Büyük olasılıkla herkes için daha iyi olur.

Fotoğraf: Jaime González

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlarınız: