Güneş gözlüğü hayat kurtarır

Kahverengi bir Wayfarer takıp sokağa çıktığında kendini bir rock yıldızı gibi hissetmediğini söyleyen adam, ya yalan söylüyordur, ya da kahverengi bir Wayfarer takıp sokağa çıktığında kendini bir rock yıldızı gibi hissetmiyordur.

Tamam, onu bir kenara bırakalım. Ne de olsa herkes hayatın güzelliklerini takdir edemeyebilir. Ama bir düşünün. Doğru güneş gözlüğünü takıp aynaya baktığınızda, kuaför saçınızı hiç beklenmedik şekilde tam istediğiniz şekil ve uzunlukta kestiğinde hissettiğinize benzer bir duygu yaşamıyor musunuz? Ya da gözlüğünüzü yavaşça takarken beş bin parçalık zor bir yapbozun son parçasını yerleştirirken yaşayacağınıza benzer bir keyif almıyor musunuz?

Evet. Güneş gözlüğü hayatımızın önemli parçalarından biri. Bize hissettirdikleri hakkında -yukarıda yaptığım gibi- uzun uzun konuşabiliriz. Ama şimdilik gözden kaçırıyor olabileceğimiz ama kesinlikle bilmemiz gereken bazı faydalarından bahsedeceğim:

 

Daha kolay yalan söyleyebilirsiniz

Gözler ruhun aynasıdır derler. Eminim ruhunuzu vitrindeki bir İran halısı gibi gelene geçene sergilemek istemezsiniz. Eğer sizin de en büyük gammazınız gözleriniz ise, yalan söylemeyi bir de gözünüzde güneş gözlükleri ile deneyin.

 

Selam vermek istemediğiniz insanlara selam vermezsiniz

Herkes herkesten hoşlanmak zorunda değil. Herkes herkese saygı duymak zorunda da değil aslında. Ama görünen o ki birbirinin görüş alanına giren herkes -eğer birbirlerini tanıyorlarsa- birbirine selam vermek zorunda. Kafanızı başka yere de çevirebilirsiniz tabii. Ama bunda iki problem var. Bir kere selam vermek istemediğiniz kişiyi uzun süre önceden görmüş olmanız lazım ki doğal bir şekilde başınızın işaret ettiği yeri değiştirebilesiniz. Bir de eğer selam vermek istemediğiniz kişi ile aranızda yeteri kadar mesafe yoksa bu yöntem işe yaramayabilir. Sonuç olarak da selam vermemek için özellikle kafanızı çevirdiğiniz anlaşılır. Bir de gözünüzde güneş gözlüklerinin olduğunu düşünün. İsterseniz o kişinin o selamınızı hak etmeyen yüzüne baka baka yanından geçebilirsiniz. Hiçbir şeyi kanıtlayamaz.

 

Birisini dinliyormuş gibi yapıp etrafla ilgilenebilirsiniz

Kabul edin. Arkadaşlarınız dünyanın en ilginç insanları değiller. Hatta birçoğuyla sırf ayıp olmasın diye görüşmeye devam ediyor olabilirsiniz. Öyle ya da böyle, birçok durumda buluştuğunuz kişi ile geçirdiğiniz on beş dakikadan sonra eve dönme isteğiyle yanıp tutuşuyor olabilirsiniz. Tabii ki sosyal kısıtlamalar yine devreye gireceği için yüzüne bakıp ritmik bir şekilde kafa sallayarak anlattıkları umrunuzdaymış gibi yapacaksınız. Ama bir güneş gözlüğü takarsanız, hem etrafla ilgilenebilir, hem de size içini döken arkadaşınızın onu umursadığınızı sanmasını sağlayabilirsiniz.

 

Rahatça etraftaki kızlara bakabilirsiniz

Dünyanın çivisi çıktı. Tanımadığınız bir kadına dik dik, uzun uzun, yiyecekmiş gibi baktığınız zaman sapık damgası yiyebiliyorsunuz. Böyle durumlar yaşamadan etrafınızdaki güzellikleri doya doya takdir etmek istiyorsanız, gözlüklerinizi takın.

 

Kimseye belli etmeden uyuyabilirsiniz(ve uyurken karizmatik görünebilirsiniz)

Brad Pitt’in on yıl önceki haline bile benziyor olsanız -ki büyük ihtimalle benzemiyorsunuz- uyurken çok hoş görünmediğiniz bir gerçek. Uyumadığınızı herkesin anlayabileceği fotoğraflar için poz verirken uyuyormuş gibi yapmaktan değil, gerçekten uyumaktan bahsediyorum. Gözlerini kapalı, ağzınız açık bir halde iseniz etraftakilerin dikkatini çekmeniz fazla uzun sürmez. Belki uyandırılır, belki kendiliğinizden uyanırsınız ama ne olursa olsun uyandığınızda kendinizi pek iyi hissetmezsiniz. O yüzden uyurken de karizmatik görünmek ve durumu kimseye çaktırmamak istiyorsanız, gözlüklerinizi takın.

 

Gözleriniz güneşin zararlı ışınlarından korunmuş olur

İsimleri her neyse artık. Evet, güneş gözlüğünün böyle bir faydası da var.

 

 Resim: Kelly Finnamore(Ben de siyah beyaz yaptım)

2 Comments

Yorumlarınız: