Yeni Metin Belgesi

 

Hava durumunu ruh hallerini ifade etmek için kullanan insanlardan size de gına gelmedi mi? Ne zaman hava bulutlu olsa, iki damla yağmur yağsa hemen birisi çıkıp “Hava bugün ruh halimi yansıtıyor.” der. İyi de, bize ne? Sana ruh halini kim sordu ki? Ayrıca dikkat edin, bu kişiler nedense güneşli günlerde kendilerini iyi hissetseler bile havanın ruh hallerini gösterdiğini söylemezler. Güneşli bir günde “Hava ruh halimi yansıtıyor, bugün çok mutluyum!” diyen birini duyamazsınız. Fakat ne zaman hava kapansa, ruh hallerini paylaşacakları tutar. Ayrıca kapalı havanın herkes için aynı şeyi ifade ettiği ne malum? Benim en sevdiğim havalar kapalı, bulutlu, sağanak yağışlıdır. Dolayısıyla birisi bana böyle bir havanın ruh halini yansıttığını söylerse, onun dünyanın en mutlu insanı olduğunu düşünebilirim. Ruh halinizi ifade etmek için başka yollar bulun. Örneğin sıfat ve zarfları kullanabilirsiniz. Daha da iyisi: Ruh halinizi ifade etmeyin. Zira kimsenin umurunda değil.

Konuşmak bedava

Yazan: Perşembe, Eylül 3, 2015 0 , , , , Permalink 2

konuşmak bedava

yazmak da öyle

geç olur vakit

haydi o halde…

                                                      -anonim

a. Facebook’ta paylaşılan bir ölüm haberini beğenmek tam olarak ne anlama geliyor?

b. Facebook demişken…Sık sık gözlemlediğim bir olay var: Birisi bir şey paylaşıyor. Başka birisi de onu görüp, beğenmeden paylaştıktan sonra o paylaşımı ilk yapan kişi “Paylaşmışsın bari bir beğenseydin!” gibisinden bir şey söylüyor. İyi de…Şarkıyı sen mi besteledin be adam! Ya da resim diyelim, tabloyu sen mi yaptın! Sen paylaşırken Jack Nicholson’dan ya da Bruno Mars’tan izin aldın mı? Bu tepki o kadar benimsenmiş ki bazıları bir şeyi paylaşmadan önce altına bir yorum bırakıp “İzninle paylaşıyorum.” ya da “İzninle çalıyorum.” diyor. Ne için kimden izin istiyorsunuz?

Sayıklamalar

“Zamanı gelmiş bir fikrin önünde hiçbir ordu duramaz.”

-Victor Hugo

Konuşulmayı hak eden -ya da hak etmeyen- belli başlı konulardan kısa kısa bahsetmek istiyorum. Hepsi hakkında iki yüz – üç yüz kelimelik ayrı ayrı yazılar da yazabilirdim tabii ama o zaman da bu blog ziyaretçileri iki dakika daha tutabilmek adına atmadığı takla kalmayan sitelere benzerdi. Yani hemen hemen her siteye. Neyse, sonuç olarak ayrı ayrı başlıklar açmak istemediğim sayıklamalarım için böyle bir yazı yazmayı uygun gördüm. Başında editör bulunmayan bana ait bir sitede yazdığımı düşünürsek de, bir şeyi uygun görmem onun uygun olduğu anlamına geliyor.