Sevgi sözcükleri

Bu yazının, Jack Nicholson ve Shirley MacLaine’in gözlerimizi farklı sahnelerde farklı şekillerde yaşarttığı 1983 tarihli James L. Brooks filmi hakkında olmasını inanın çok isterdim. Ama söylenmesi gereken önemli şeyler var ve her zaman yaptığım gibi onlara odaklanacağım.

 

İşte soylarının bir an önce tükenmesini dilediğim bazı popüler sevgi sözcükleri, ve gerçek anlamları:

 

“Senin yerin ayrı.”

Bu sözü kime hangi tartışma esnasında söylerseniz söyleyin, ortamın bir nebze de olsa yumuşadığını göreceksiniz:

“Allah belanı versin!”

“Senin de!”

“Bak, senin yerin bende ayrı…”

“Ya ama…”

Eğer bir kişinin yelkenleri suya indirmesi mümkünse, bu söz o etkiyi mutlaka yaratacaktır. Peki senin yerin ayrı demek iyi bir şey olmak zorunda mı? Tabii ki değil. Burada sorulması gereken soru şu: Ayrı olan o “yer” neresi? Loca da bir yerdir, kale arkası da. Babil’in bahçeleri de, Bilecik şehirler arası otobüs terminali de. Birisi sizi ayrı bir yerde tutuyorsa, bu o yerin güzel ya da önemli olduğu manasına gelmek zorunda mı?

 

Arabesk lakırtılara Garp’tan nağmeler

Yazan: Salı, Aralık 9, 2014 0 , , , Permalink 0

Genelleme yapmak, kalabalığın içindeki birisinin kafasına içi su dolu bir balon fırlatmak gibi bir şey.  Hedefi vursanız bile ister istemez hiçbir suçu olmayan insanları da ıslatıyorsunuz. Şahsen pek tercih ettiğim bir yaklaşım değil. Ama bazı konularda herkes ıslanmayı hak eder. Bu bazı konulardan bir tanesi de aşk.

Aşk…Yaşınız, ilgi alanlarınız, oturduğunuz semt, aile değerleriniz ve kendinize dokunurken hayal ettiğiniz ünlüler ne kadar farklı olursa olsun hayatınızda en az bir kez başınıza gelmiş bir fenomen. Burada aşkın insana yaptırabileceklerinden bahsederek vakit kaybetmeyeceğim. Zira kadınsanız bunları düşünmüş ve arkadaşlarınıza anlatmış, erkekseniz de yapmışsınızdır. Defalarca…Onlar için bir çare olmadığını düşünüyorum. Ben daha çok, aşkın insana söyletebileceklerinden, ve bunları söylemekte zorluk çeken insanların işine yarayabilecek alternatiflerden bahsetmek istiyorum.

Yukarıda bahsettiğim gibi herkes aşkı bir şekilde hissediyor olsa da, herkes hislerini kelimelere dökmek konusunda rahat değil. Bir an için akla bir insan başka bir insana gayet rahat bir şekilde hakaret edebiliyorken neden iş birisine onu sevdiğini söylemeye geldiğinde şekilden şekle giriyor sorusu gelmiyor değil. Ama şu an ondan bahsetmek konunun dışına çıkmak olurdu. Evet, aşk insanların ağzını birtakım cümleler ile doldursa da bazı insanlar ilgi alanları ve o ilgi alanlarının belirlediği genel tarzları yüzünden bu cümleleri dışarı çıkarmakta zorlanabilirler . Örnek vermek gerekirse, dün Edward Albee’nin oyunlarında gözlemlediğiniz Samuel Beckett etkisinden bahsettiğiniz bir insana bugün “Ya benimsin ya da toprağın!!” ya da “Seni anan benim için doğurmuş” diyemezsiniz. Yani diyebilirsiniz, ama demek isteyeceğinizi sanmıyorum.

İşte böyle anlarda kullanabileceğiniz, aynı hisleri biraz daha içinize sinecek şekilde ifade etmenize yardımcı olacak birkaç parça:

“Aşk mı para mı?” sorusu üzerine

Yazan: Perşembe, Kasım 13, 2014 0 , , , Permalink 0

Yıllardır dünyadaki en saçma sorular listesinde “Issız bir adaya düşsen yanına alacağın üç şey ne olurdu?”  ile birlikte zirveye oynayan “Aşk mı para mı?” sorusu, günümüzde hala fazla düşünmeden sorulmaya ve yine fazla düşünmeden cevaplanmaya devam ediyor. Zaten düşünüyor olsaydık büyük ihtimalle soracağımız soru da “Aşk mı para mı?” olmazdı.

Evrende bir yerlerde bir uzay aracının varoluş tarihinde ilk kez bir kuyruklu yıldızın üzerine iniş yaptığı şu saatlerde benim derdim de keşke bu saçma soru olmasaydı ama, söylenmesi gerekenleri de söylemek lazım.

“Aşk mı para mı?” sorusuna verilen cevaplar genelde çocukken/gençken “Aşk”  ile başlayıp, hayatımıza sokması bir sevgiliden daha kolay, ama çıkarması çok daha zor olan kredi kartı borçları ve faturaların aklımızı bolca meşgul ettiği yetişkinlik yıllarımızda “Para”ya dönüşür. Ama nedense şunu sormayız:

Aşk mı para mı?” ne demek? Bu soru ne anlama geliyor?

50 kelimelik hikayeler #6

Yazan: Salı, Ağustos 5, 2014 0 , , , , Permalink 0

mirsa_ideal

Yatakta uzanmış, birbirlerine bakıyorlardı. Kadın birden suratını astı, omuzlarını silkti ve sırtını döndü: “Sen evlendikten sonra çok değiştin. Eskiden benimle daha çok sohbet ederdin, bana güzel sözler söylerdin, beni sürekli şımartırdın. ..Bana daha fazla zaman ayırırdın.” Adam başını eğdi. “Haklısın hayatım, biliyorum. Özür dilerim. Ama karıma da vakit ayırmam lazım.”

resim: wildavis.org

Platonik bir sapığın günlüğünden

Yazan: Pazar, Temmuz 13, 2014 0 , , , Permalink 0

Onu seviyorum.

Gerçek aşkın ne demek olduğunu şimdi anlıyorum. Ona aşığım.

Geçen akşam annemle birlikte ona misafirliğe gittik.

İzin isteyip tuvalete gittiğimde kirli sepetindeki iç çamaşırlarını bile koklamadım. Çünkü ben onu kişiliği için seviyorum.

Gerçek aşk bu olmalı.

O da beni seviyor, bundan eminim. Ne zaman ona baksam, o da gözlerini bana çeviriyor.

En azından bir süre sonra.

resim: thebridalfile.co.uk