Bunları bilin…Derhal!

“Bunları biliyor muydunuz?”  listelerinden edindiğimiz bilgiler ne kadar ilginç olurlarsa olsunlar, genelde birkaç gün içinde unutulmaya mahkumdurlar.  Hemen hemen hepsini çok ilginç buluruz ama iki gün sonra hemen hemen hiçbirini hatırlamayız. Neden? Çünkü bir şeyin ilginç olması onu önemli kılmak için yeterli değildir. Çünkü kutup ayılarının solak olması kimsenin umrunda değildir. Vücudumuzdaki damarların toplam uzunluğunun yüz bin kilometre olması da. Umrumuzda değillerdir çünkü bizi, çevremizi ve hayatımızı herhangi bir şekilde etkilemezler.

Birazdan vereceğim bilgiler ise bir şekilde hepimizin hayatını etkileyen konularla ilgililer ve dolayısıyla hepimizi derinden ilgilendiriyorlar. Böyle bir durumda “Bunları biliyor musunuz?” gibi rahat bir başlığın yetersiz kalacağını düşündüm ve başlık seçimimde biraz agresif davrandım. Pişman da değilim çünkü bunları aklınızdan çıkarmazsanız daha verimli, rahat, üretken, sevgi dolu ve mutlu bir yaşamınız olur.

Öyleyse, bunları bilin:

Kaydedilmiş sesinizi dinlerken büyük ihtimalle şaşkınlık-üzüntü karışımı bir duygu yaşıyorsunuz ve cevabın hayır olmasını umarak kendi kendinize sesinizin gerçekten öyle mi olduğunu soruyorsunuz. Evet. Sesiniz gerçekten öyle.

 

Herkesin çok sevdiği şarkılar vardır. Yine herkesin, çok sevdiği şarkıların daha da çok sevdiği bölümleri vardır. Genelde nakaratlar olur ama bilemeyiz. Bir gitar solosu ya da geçiş anı da olabilir. Sevdiğiniz bir şarkıyı birisine dinletirken onun da o şarkıyı sevmesini ister, özellikle çok beğendiğiniz bölümlerde heyecanlanırsınız. Yapmayın. Sevdiğiniz şarkılar kimsenin umrunda değil. Birisinin ilk kez dinleyeceği bir şarkıyı sizin duyduğunuz gibi duyabilmesi imkansıza yakındır. Boşuna ümitlenip sonra da şarkının (size göre)en güzel yerinde dinleyen kişi “x filmini izledin mi?” gibisinden bir laf ettiğinde yıkılmayın.  

 

Bir insana olan sevginizi göstermenin ismini vücudunuza mürekkepli iğneler batırarak damgalatmaktan daha değerli, mantıklı ve steril yolları var.

 

 

Dışarı çıkmadan önce büyük ihtimalle aynaya bakıyorsunuzdur. Herhalde saçınızı başınızı da düzeltiyorsunuzdur . Karşınızdaki görüntüden memnun olduğunuz anda da içiniz rahat bir şekilde dışarıya çıkıyorsunuzdur. Güzel ama unutmayın ki neredeyse hiç kimse sizi kendinizi aynada görüp de beğendiğiniz şekilde görmüyor. Genelde aynaya dümdüz bakarız. Ama dışarıda ışık farklıdır, insanlar sizin boyunuzda değildir ve sizinle bir problemleri yoksa tam karşınızda sizinle burun buruna durmayacaklardır. O yüzden insanlara nasıl göründüğünüz umrunuzdaysa; aynanın karşısına geçin, elinize bir fener alın, yüzünüze farklı noktalardan ışık tutarak başınızı sağa-sola ve aşağı-yukarı oynata oynata ileri geri yürümeye başlayın.(Mümkünse yakınlarınızda sizi görebilecek birileri yokken)

 

Bir insanın hızlı konuşması onun zeki biri olduğu anlamına gelmez.

 

 

 

İlginizi çekmeyen konulara ön yargı ile, yüzeysel bir şekilde yaklaşmak size bir şey kazandırmaz. Örneğin futbolun yirmi iki adamın bir topun peşinden koştuğu saçma bir spor olduğunu söylemek doğru olmaz. Kalecileri saymazsak, futbol yirmi adamın bir topun peşinden koştuğu saçma bir spordur.

 

Metal müzik dinleyen insanlar vahşi, barbar, fazlaca agresif ya da şiddet yanlısı değillerdir. Sadece modadan ve müzikten pek anlamazlar.

 

 

Kimin fikriydi bilmiyorum ama Kezban ismini kızları nitelemek için kullanmak; kızların yanında iki kelimeyi bir araya getiremeyen, tanıdığı insanların bıraktığı kuyruk acısını tanımadığı insanlardan çıkartmaya çalışan ön yargılı, cinsiyetçi, kendine güveni olmayan aciz insanlara yakışacak bir hareket.

 

Söz gümüşse sükut altındır” diyen atalarımıza güvenin. Bir bildikleri vardı. “Bugün hava ne kadar güzel” dediğiniz insanların çoğu hava durumundan zaten haberdarlar. O yüzden söyleyecek bir şey bulamıyorsanız, hiçbir şey söylemeyin.

 

Ağzınıza kürdan koyduğunuzda seksi, çekici, karizmatik, güzel ya da

yakışıklı görünmüyorsunuz. Öyle göründüğünü düşündüğünüz insanlar, ağızlarında kürdan olmadığı zamanlarda da öyle görünüyorlar.

 

Görüşmek üzere…

Resim: Blondin Rikard

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlarınız: