Justin Bieber vs Led Zeppelin

Kısa bir süre önce, güvenilirlik derecesi ne bilgim dahilinde ne de umrumda olan bir kaynaktan Justin Bieber’ın birkaç ay sonra masum kulaklara taciz girişimlerinde bulunmak amacıyla ikinci kez ülkemiz topraklarına adım atacağını duydum. Doğal olarak ilk başta pek önemsemedim ama bir süre sonra aklıma iki şey geldi. Birincisi Justin’in(kendisine hayranları gibi bu şekilde seslenmeme izin vardır diye umuyor ve yine de bu yazıyı okuduğu zaman bu samimiyetime bozulursa hitap şeklimi düzelteceğime söz veriyorum) ülkemizde geçtiğimiz yıllarda verdiği konser öncesi haberlerde gördüğümüz ağlayan, sızlanan ve ses tellerinden doğru kullanılması halinde çeşitli korku filmlerine büyük katkıları olabilecek bir dizi titreşim yayan genç kızlar. İkincisi de başka bir dertleri yokmuşcasına bu çocukları eleştiren, onlarla alay eden ya da onları müzik tercihlerinden dolayı aşağılama çabalarına girişen bir grup -büyük bir grup- insan. Etrafta kafaya takıp eleştirecek sayısız şey mevcutken birçok insanın birbirini ne kadar boş konularda eleştirdiği ile ilgili farklı örnekler içeren farklı bir yazı yazmayı düşünüyordum, bu da ona bir giriş teşkil edebilir sanırım.

Alt Yazı Çevirmenliği Yapmak İsteyenler İçin Örnek Bir Çalışma

Yazan: Pazartesi, Temmuz 20, 2015 0 , , , , Permalink 0

Her ne kadar ülkemizde yapılan dublaj çalışmalarının kalitesi dublajdan çok daha önemli birçok konuda bizden ileri olan ülkelerdekilerle kıyaslandığında gayet iyi de olsa, yapılması mümkün olan en iyi dublajın bile bir filmin kalitesini önemli ölçüde düşürdüğü kanısındayım. Kendilerininkini kaybedip başkalarının seslerini ödünç almış karakterler ne kadar inandırıcı olabilir? Ayrıca dublaj metinleri oluşturulurken karakterlerin konuşma süreleri ve hareketleri de göz önünde bulundurulacağı için, dublaj çevirileri alt yazı çevirileri ile kıyaslandığında gerçeklerden çok daha uzaktır. Tabii ki en iyisi filmi izlediğimiz dili bilip tanımadığımız insanların çevirmenlik becerilerine ve hayal güçlerine muhtaç kalmamak, ama dublaj ile alt yazı arasında bir tercih yapmaya mecbursanız da, alt yazıyı seçin derim.

Tabii durum yukarıda anlattığım gibi olunca da alt yazı çevirmenlerine çok büyük bir sorumluluk düşüyor. Doğruluk, uygunluk ve estetiği bir tavada kızartmak herkesin yapabileceği bir iş değildir. Ben de kendilerine yardımcı olabilmek için, anlatma, göster! felsefesinden yola çıkarak izleyip örnek alabilecekleri, bu işin nasıl yapılması gerektiğini görebilecekleri kısa bir alt yazı çalışması yaptım.

İyi seyirler, not almayı unutmayın ve aklınıza takılan herhangi bir şey olursa da bana sorun.