Sin City: A Dame to Kill For – Eski günleri hatırlamak

Son on yılda Hollywood’dan çıkmış en heyecan verici filmlerden birinin devamını izlemeye gidiyorsanız, içinizde merak ve heyecan ile birlikte doğal olarak biraz endişe de yer alabilir. Zamanında gişede başarı elde etmiş birçok filmin adının, insanların ilgileri hala canlıyken cüzdanlarından biraz daha para çıkarmalarını sağlamak amacıyla çekildiği çok belli olan zorlama devam filmleri yüzünden nasıl lekelendiğini biliyoruz.

Sadece korkuların boşa çıkmasını görmek bile güzel. Dokuz yıllık bekleyişin ardından gelen A Dame to Kill For, bize kendisinden beklediğimiz birçok şeyi veriyor: Ucuz diyaloglar, maço adamlar, fettan kadınlar, bolca kurşun, bolca kan, ve hepsinden önemlisi, o ilk görüşte aşık olduğumuz siyah beyaz dünyadan büyüleyici görüntüler. Bunlara, atmosfere zarar veren bazı eklemeler ve bazı mecburi eksiklikler de eklenince, filmi izlemek güzel zamanlar geçirdiğiniz bir yerde yıllar sonra çıkılan bir yürüyüş gibi, acı/tatlı bir deneyim haline geliyor. Temponun bariz bir şekilde düşmesi, ilk filmden aradığımız yüzler, Bruce Willis’in karizmatik bir hayalet olarak etrafta dolanması ve babasının evindeki fotoğraflarda kin dolu bir pozla kendini gösteren sarı piç, bize hüzünlü bir şekilde ilk filmi hatırlatıyor.

Yeni nesil atasözleri

Yazan: Pazar, Ağustos 10, 2014 0 , , , Permalink 0

Kulağa itici gelen bir kelime olmasaydı başlığın oksimoron olduğunu söylerdim. Tabii oksimoron kelimesinin kulağa itici geliyor olması başlığın oksimoron olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Diğer yandan oksimoron kelimesinin kulağa itici geldiği gerçeği de değişmeden duruyor. Tamam…Başlığın biraz tuhaf olduğunu söyleyebiliriz diyerek devam edelim.

Atasözlerimiz…Uzun denemeler, ders alınan yanılmalar, akan gözyaşları ve çınlayan kahkahaların bir sonucu olarak şekillenip günümüze kadar ulaşmış inci taneleri. Tabii ki atalarımız kadar olmamız zor. Ama ufak bir güncelleme yapmanın zamanı gelmedi mi?

O halde buyrun birkaç teknolojik öneri:

50 kelimelik hikayeler #6

Yazan: Salı, Ağustos 5, 2014 0 , , , , Permalink 0

mirsa_ideal

Yatakta uzanmış, birbirlerine bakıyorlardı. Kadın birden suratını astı, omuzlarını silkti ve sırtını döndü: “Sen evlendikten sonra çok değiştin. Eskiden benimle daha çok sohbet ederdin, bana güzel sözler söylerdin, beni sürekli şımartırdın. ..Bana daha fazla zaman ayırırdın.” Adam başını eğdi. “Haklısın hayatım, biliyorum. Özür dilerim. Ama karıma da vakit ayırmam lazım.”

resim: wildavis.org

Ünlü reklam sloganları…Dürüst eklemeler ile

Reklamcılık…Yaratıcı dehanın, saniyeler içinde tomurcuklanıp rengarenk çiçekler açması…Üstün hayal gücünün; olgun, taze ve lezzetli meyvelerini cömertçe önümüze sunması…Sanat ile eğlencenin, duygu ile düşüncenin sımsıkı kucaklaşıp büyülü bir oka dönüşerek insanı aynı anda hem kalbinden, hem de beyninden vurması.

Ya da çarpık argümanlar ve ucuz kelime oyunları ile insanlara kanser, obezite, kalp ve damar hastalıkları vs. satma çabası.

Bazı ünlü reklam sloganları ve…Yaptığım bazı küçük, masum, dürüst eklemeler…